04 Kasım 2015
09 Ekim 2015
Sonbahar Çocuğu
Sonbahar çocuğuyum ben hüzün sever;yedi günden beşi keder,kimi üzer kimi sever...
Hesap sormadım hiç çekip gidene yüreğimin kapısı açık oldu af dileyene.Bugünlerde daha hassas oldum yolun yarısını geçince böyle mi oluyor ne :)
Hava da gri bu günlerde her şey mat,cansız ruh halim gibi.Etrafa sahte tebessümler saçmaktan bıkkınım,anlatmak istiyorum nasıl hissettiğimi fakat anlayabilecek dostlar uzakta,çağırsam da gelemeyecek kadar uzak...
Her sene doğum günümde hediye alırdım kendime ukalalık gibi gelebilir fakat iyi ki doğmuşum diye pasta bile yaptırdığım olmuştur :))) İyi geliyor tavsiye ederim önce kendinizi sevin ve şımartın.
Bir daha bu hayatı yaşamayacağımıza göre biraz da kendimize değer vermenin sakıncası olmaz sanırım. Bu yıl içimden gelmedi hiç böyle şeyler hatta çok sıradan bir gündü hatırlanmasını bile istemediğim.Dengesiz bir teraziyim evet hep diğer tarafı daha ağır basan;mantığım evet dese duygularım onaylamayan...Böyle işte şimdi de canım yazmak istemiyor hatta uzun zamandır istemiyor.Ne dışarı çıkmak ne de kimseyi görmek;yorgunum,bıkkın,kırgın bu kadar......................
11 Eylül 2015
SÜRÜNÜYORUM
Hayat bu ara ne kadar acımasız,kaktüs gibi ...Neresinden tutsam kalbimi parçalıyor. Annanemin ölümüyle başladı acı haberler ondan sonrası dipsiz kuyu,yaprak dökümü,hep siyah hem de en koyusundan karanlığın;rüyalarım bile hastalık,ölüm kokuyor artık.
Haberlerde bin bir acı insana kendi yürek yangınını unutturacak cinsten,telefon çalıyor açmaya korktuğum ürperten ses tonuyla,hastanenin o kokusu genzimde kocaman bir düğüm;geçer diyorum her şey iyi olacak düzelecek karşımdakine moral vermek istiyorum fakat ben bile inanmıyorum ağzımdan dökülen klasikleşmiş cümlelere...
Geçmiyor hiçbir şey geçmiyor geçen tek şey zaman ve ardında bıraktığı delik deşik,yara bere içindeki ruhum...Mutsuzum,umutsuz,kimseye güvenmiyorum,zaten yalnızmışım bunca zaman ne çok yanılmışım,ne çok aldanmış,yok sayılmış defalarca kırılmış...
Haberlerde bin bir acı insana kendi yürek yangınını unutturacak cinsten,telefon çalıyor açmaya korktuğum ürperten ses tonuyla,hastanenin o kokusu genzimde kocaman bir düğüm;geçer diyorum her şey iyi olacak düzelecek karşımdakine moral vermek istiyorum fakat ben bile inanmıyorum ağzımdan dökülen klasikleşmiş cümlelere...
Geçmiyor hiçbir şey geçmiyor geçen tek şey zaman ve ardında bıraktığı delik deşik,yara bere içindeki ruhum...Mutsuzum,umutsuz,kimseye güvenmiyorum,zaten yalnızmışım bunca zaman ne çok yanılmışım,ne çok aldanmış,yok sayılmış defalarca kırılmış...
11 Ağustos 2015
Her ayrılık bir vurgun
Ölüm bir kez daha çaldı kapımızı, bir kez daha yaktı canımızı ve bir kez daha anladım yanımda olanı, olamasa da varlığını hissettireni... çok zor olmasa gerek bir mesaj göndermek oysa bir zamanlar ne çok şey paylasmistik!!!hayat çok acımasız fakat sevdiklerimiz hayattan daha fazla acıtıyor bazen canınızı ...Bu da bana ders olsun umarım son ders olur .
18 Haziran 2015
Sahi unuttun mu?
Beni unutma demiştim ,unutulmak yok olmak demiştin ! Şimdi BİZ yokuz ... Sahi " ne hakkın vardı senin" düşüncelerimde kalmaya,gülüşlerimi eksik bırakmaya ... Defalarca kırılsa da insan düşünmeden edemiyor,her şeyden vazgeçse de inanmaktan bıkmıyor.Bir şarkı bir şiir bir fotoğraf karesi beynini kemiriyor;Sahi unuttun mu ???
13 Mayıs 2015
Döneceğim
Neredeyse bir yıl olmuş oysa yazacak ne çok şey var;özledim,sustuklarımı biriktirdim bi ara döneceğim.Uzun uzun içimi dökeceğim...Hayat devam ediyor,zaman hızlı akıyor öyle hızlı ki bazen düşüyorum peşinden yetişmeye çalışırken bana,bunlara inat dışarıdaki havada aynen şu şarkıyı duyuyorum ; yaz geldi çiçekler açtı arılar hep çalıştı,arı vız vız vız :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
