30 Eylül 2009

GÖKKUŞAĞININ KARASI

Bir yere giderken aklımı bırakabilsem, kalbimin şalterini ,
indirsem ,hayallerimi sıkıştırsam bir köşeye,
hüzünleri doldursam yerin dibine...

Hangi acı iz bırakmadı ki benliğimde, hangi ayrılık
 dağlamaz yürekleri yaşanılan saatler de, koparılan çiçeğin
dalından bile bir, iki damla yaş damlar görebilene ....

Zamanla açılan yaraların üstü örtülür, toprağa karışıp
yeşermeye  başlar tohumlar, ümitlerimiz gibi,
yine severiz herşeyi unutmak  isteyerek,hayata
bir ucundan tutunarak ...

İçimizdeki fırtına hızını keser, birileri paylaşır gözyaşımızı
 dokunur kalbimize,üfler yaralarımızı, nihayet deriz,
 işte nefesimin sebebi, güneş gülümser yüzümüze,
bu mutluluk Sonsuza dek sürecek gibi gelir,
 sonra ne olduğunu anlayamadan ,sırtınıza güçlü yumruklar iner
ve soluğunuz kesilir, hayata birkez daha yenilirsiniz ..

 Gökkuşağının karasını görür Gözünüz,
 birdaha ne Sevebilir, ne de güvenebilirsiniz insanlara,
üstelik giderken veda bile etmeyenleri, dönseler
affedebileceğiniz gerçeği içinizi yakıp, hızla geçerken hayat .......

 Hayat; bakıyorum da içimi kanatan acılarım neçok .... Suç sadece senin mi, yoksa uslanmayı bilmeyen Gönlümde mi .....

24 Eylül 2009

MİNİ MİNİ BİRLER

Okullar açıldı bugün,yeni önlükler,formalar giyildi,
sıraya dizildi kalpleri heyecanla çarpan minikler..
Hayat güleryüzlü davranacak birsüre onlara yeni arkadaşlar,
güzel teneffüs zilleri sunacak..
Öğretmenlerini anne-baba yarısı sayacaklar, sanacaklar ki
en büyük dertleri çok sayfalı ödevlerden ibaret...
 Bugün okul bahçelerinde kalasım vardı,belki eski okul arkadaşlarımı
bulurum,buğulu gözlerle sarılırım onlara diye ,belki de çok uzakta kalmış
yıllarım gözümde yeniden canlanır , unutmuş olduğum nevarsa
 yeniden hatırlarım diye..
Aklıma geldi birden ilkokul 1.sınıf öğretmenimin adı,herbir öğrencisine
gülümseyerek bakışı,okadar çok merak ettim ki, şimdi nerde,nasıl??
Çocuklara bugünlerinizin kıymetini bilin demek istedim ama nafile,
muhakkak bize de söylenmiştir bu sözler ama unutuluyor işte,
yıllar sonra ahlarla,vahlarla hatırlanır nede olsa, gerçeği söylemek
gerekirse çok özendim bugün mavi önlüklü, güzel formalı bücürüklere
enazından siyahla daha ilkokul yıllarında tanışmak zorunda kalmayacaklar
bizim gibi........

18 Eylül 2009

BAYRAMINIZ ŞEKER OLSUN

Şimdiden kutlamak istedim bayramınızı,bu bayram herşey gönlünüzce,herkes samimi ve mutlu olsun...Tatillere çıkılmasın bu bayram,akrabalar,eş dost birarada olsun..Uzaktaki bir arkadaşınızı arayın,sesindeki sevinci dinleyin,hiç tanımadığınız bir çocuğun yanağını okşayın ve bir çikolata uzatın o'na, yüzündeki gülümsemeye eşlik edin,çoluk çoçuk,dayı,teyze, amca mümkünse fullakraba fotoğrafı çektirin.. Eski bayramları anın,eskimeyecek dostlarınıza sarılın,ailenizden bayram harçlığı isteyin en masum ifadenizle bana yok mu? diyerek, hep birlikte kahkahalara boğulun,hiçbirzaman gidemediğiniz sevdiklerinizin mezarlığına gidin,yanınıza sağlam bir arkadaşınızı alıp, orada yatan insanın sizi duyduğuna gördüğüne sevindiğini hissedin, belki ozaman acınız yüreğinizi yakmaktan vazgeçer,kimbilir... Hayatınız da belki de ilk defa,ya da son defa bayramı tüm çoşkusuyla yaşayın birdaha ki sefere demeden,sevginize karşılık beklemeden ,bir sabahta kalabalık oturun kahvaltıya, bir akşam yemeği sonrası kahve faslını uzatın daha da eksilmeden, bu bayram bizliğinizi kaybetmeden,şekerli ve tatlı,mutlu bayramlarınız olsun herzaman.....

11 Eylül 2009

SESSİZLİĞİN GÜNÜ

Bugün hastayım,yorgunum,bir garibim bugün... Dokunsalar ağlayacağım,sanırım benim bu halime bulutlar da eşlik edecek birazdan,oysa ki çok neşeliydim,keyifliydim birkaçgün öncesi haberleri izlemeseydim,kayıpları görmeseydim belki de öyle kalacaktım... Mutlu kalabilmek için dünyadan bihaber yaşamak mı gerekir,ya da bu da gelir geçer mi demeli,ben birşey izlerken kendimi oraya koyup izliyorum,bu benim başıma gelseydi diye buda çok yıpratıyor beni uyuyamıyorum yine...Dalıp gidersem kabus görürüm diye korkuyorum, belki de tek korkum sabah uyanamamak,bilmiyorum... Üşüyorum,içim de bir buz kalıbı var sanki,birileri ısıtsın içimi,elini kalbime koyup güvende olduğumu hissettirsin istiyorum bana ve hep yanımda,yakınımda kalabilsin,düşmesin bir adım dahi uzağıma... Sormasınlar bana bugün,neden bu sessizlik diye,üzülmesinler dönemem eski neşeme diye,gözyaşlarım yüreğimi yakarken de gülebilirim ben,neşe saçabilirim etrafa,alışkınım,öyle alıştırdım ne de olsa, ama sakın sarılmasınlar şefkatle,sakın !! bugün ağlarım,solarım bugün....

04 Eylül 2009

PAMUK HELVA

Birkaç gündür hava güzel,pırıltılı,deniz çok sakin,gel gir koynuma diyor,ağaçlar;buyur rahat rahat otur dalımda,bulutlar göz kırpıyor bana,içime çektiğim her nefeste
çiçek kokusu geliyor burnuma....
Uzun zamandır böyle hafif,bukadar huzurlu olmamıştım.Bu aralar pamuk helvası hiç bitmeyen çocuklar gibiyim,korkuyorum bazen bukadar mutlu olmaktan ama doyasıya yaşamak gerek bu duyguyu da.......
Sokaklarda hoplaya,zıplaya yürümek içinden geldiğinde,hiç tanımadığın insanlara gülümsemek,farkettim ki ben neşeliysem,herkes ,herşey tebessümle bakıyor bana,hep böyle kalabilmek umuduyla,sevgilerimi gönderiyorum en içten dualarımla size de,onlara da,sana da...........

28 Ağustos 2009

SON VEDA

GİDİYORUM
 Çocukluğumu bırakıyorum dönme dolaba
Anlık sevinçlerimi emanet edip bir salıncağa
Hayallerimi anlatıp denizin dalgalarına
Kırgınlıklarımı gizleyip satıraralarına
Hiçkimseye veda etmeden gidiyorum

Gözlerimden süzülen acı tatlı hatıralara
Ben gibi yorgun, virane sandallara
Buruk bir tebessüm ediyorum ..
Gökyüzündeki gri bulutlara
 Sitemkar bir selam yolluyorum

Yas tutmayacak ardımdan o yaşlı oda
Pişmanlıkları, yalanları kilitledim bir sandığa
Masallarım, tamamlanır belki başka diyarlarda
Kalbimde solan umutları da, ardımda bırakıyorum

VE GİDİYORUM,
Güneş bensiz de gösterir sıcak yüzünü
Teselliye, boş sözlere ihtiyacım yok
Belki de değil bu çıkmaz sokak
Huzurlu bir yolculuğun en başındayım
BİLMİYORUM .......

19 Ağustos 2009

CANIMIN BOŞ ODASI

Canımın yarısı, Günler hızlıca akıp gidiyor,bazen güldürüyor yüzümü yaşananlar bazen de durgun,dalgın düşündürüyor ama içime nükte olan yokluğunun yerine hiçbirşey koyamıyorum... Çok zamansızdı vedan,hasretin günden güne büyüyor ve ciğerim yanıyor sözünün anlamını her bir harfinde hissediyorum iliklerime kadar,yaşadığım her sevinç biraz eksik,unutursun,alışırsın demişlerdi,hepsi boş lafmış,alışamadım.... Hep 4/4 lük olmazmış hayatlar , muhakkak yarım yarımmış sevgiler,mutluluklar herşeyde bir hayır varmış,düşünüyorum da iyi bir anlam yükleyemedim gidişine... Rüyalarımda bile yüreğimi ferahlatacak bir işaretini bekliyorum, yüzünde bir tebessümle görsem seni,sarılabilsem tüm gücümle, iyiyim görüşeceğiz yine,desen bana,bir gecede mışıl mışıl uyuyabilsem ,artık boğazımdan geçmeyen çikolatalı pastamın yarım dilimini sana bıraksam tabağımda,'yalnız benim için bak yeşil yeşil''şarkısını söylesen yine gözlerini kısarak bana,bu haksızlık bir kabus olsa,uyansam bir sabah,yanımda olsan,kalsan,tamamlansa hayatımın boş odası.....................