21 Ekim 2009

YEŞİL- MAVİ = BEN

Yeşil,umutlarımın rengiydi,Mavi;aldığım nefesin sebebi.....
Buaralar gözüm hep bu renklere kayıyor istem dışı,daha önce
farketmemişim sanki,gökyüzündeki,denizdeki birsürü mavi tonunu..
Yeşilin yağmurdan sonra huzurla güldüğünü görmemişim hiç,
aslında içimde saklanan bu renkleri,oraya ben hapsetmişim ..
Sadece gözlerimin rengi olarak kabullenişim buyüzden
yeşili,ona kendini gösterme fırsatı vermemişim...

İtiraf edeyim hadi,maviyi birazcık daha fazla sevmiştim,yaşadığım
şehir maviydi,burda yaşayan insanların bana bakan sımsıcak,
samimi gözleri gibi..
Derdimi dinlerdi deniz,onun isyanı da maviliğinin en koyusunda gizliydi.
Ben yollarda seyahat halindeyken,zaman hiçbirzaman uyuyup kalmaz
iken,anladım ki sadece gözlerimin rengi değilmiş yeşil,hep besleyip
çoğalttığım yaşama sevincimdeymiş,mavi de arada biryerde sıkışıp
kalmış,gözüme girmek için gün sayıyormuş,şimdi ayıramam onları
dünyamdan,artık adım gibi ezberimde kalacak,mavi nefesim,yeşil
ömrüm olarak........

05 Ekim 2009

İYİ Kİ DOĞDUM MU?? BİLMEM !!!

Yarın benim doğum günüm,
eskiden olsa kendime pasta alır,üzerine iyi ki doğmuşum
diye yazdırırdım en küstah tavrımla,beni aramayı unutan
arkadaşları arayıp,iyi ki doğmuşum dimi,diye hatırlatırdım
hiç utanmadan....
Şimdi niye bu durgunluk,bilinmezliğe doğru sürükleniş neden?
Aynada görmek istemediğim buğulu gözler,yorgun,kırılgan
bir ruh ...
Neyim ben,kimim; kendime yabancı...Hep aklım geçmişte,
korkularım var gelecekten,şuansa uzaktayım;gergin bir
yoklukta,kör bir boşlukta....
Bazen nedensiz sevilmediğimi düşünüyorum,herkesin
kendine göre bir sebebi var,yaptırmak istedikleri,uygulamam
gereken kurallar,benim yerime verilen kararlar,oysa ben
sadece sevmiştim,değer verirdim hiç nedensiz,karşılıklı olmamalıydı
hep sevgiler,alış-veriş gibi,basit yaşamak mı zor geldi bana
yoksa hayat mı çok basitleşti ,yine de iyi ki doğmuşum gibi
neşeli görünmem gerek yarın,olmadığım rollere bürünmek gerek
çünki herkese göre mutlu olmam için çok sebebim var çokkk......

30 Eylül 2009

GÖKKUŞAĞININ KARASI

Bir yere giderken aklımı bırakabilsem, kalbimin şalterini ,
indirsem ,hayallerimi sıkıştırsam bir köşeye,
hüzünleri doldursam yerin dibine...

Hangi acı iz bırakmadı ki benliğimde, hangi ayrılık
 dağlamaz yürekleri yaşanılan saatler de, koparılan çiçeğin
dalından bile bir, iki damla yaş damlar görebilene ....

Zamanla açılan yaraların üstü örtülür, toprağa karışıp
yeşermeye  başlar tohumlar, ümitlerimiz gibi,
yine severiz herşeyi unutmak  isteyerek,hayata
bir ucundan tutunarak ...

İçimizdeki fırtına hızını keser, birileri paylaşır gözyaşımızı
 dokunur kalbimize,üfler yaralarımızı, nihayet deriz,
 işte nefesimin sebebi, güneş gülümser yüzümüze,
bu mutluluk Sonsuza dek sürecek gibi gelir,
 sonra ne olduğunu anlayamadan ,sırtınıza güçlü yumruklar iner
ve soluğunuz kesilir, hayata birkez daha yenilirsiniz ..

 Gökkuşağının karasını görür Gözünüz,
 birdaha ne Sevebilir, ne de güvenebilirsiniz insanlara,
üstelik giderken veda bile etmeyenleri, dönseler
affedebileceğiniz gerçeği içinizi yakıp, hızla geçerken hayat .......

 Hayat; bakıyorum da içimi kanatan acılarım neçok .... Suç sadece senin mi, yoksa uslanmayı bilmeyen Gönlümde mi .....

24 Eylül 2009

MİNİ MİNİ BİRLER

Okullar açıldı bugün,yeni önlükler,formalar giyildi,
sıraya dizildi kalpleri heyecanla çarpan minikler..
Hayat güleryüzlü davranacak birsüre onlara yeni arkadaşlar,
güzel teneffüs zilleri sunacak..
Öğretmenlerini anne-baba yarısı sayacaklar, sanacaklar ki
en büyük dertleri çok sayfalı ödevlerden ibaret...
 Bugün okul bahçelerinde kalasım vardı,belki eski okul arkadaşlarımı
bulurum,buğulu gözlerle sarılırım onlara diye ,belki de çok uzakta kalmış
yıllarım gözümde yeniden canlanır , unutmuş olduğum nevarsa
 yeniden hatırlarım diye..
Aklıma geldi birden ilkokul 1.sınıf öğretmenimin adı,herbir öğrencisine
gülümseyerek bakışı,okadar çok merak ettim ki, şimdi nerde,nasıl??
Çocuklara bugünlerinizin kıymetini bilin demek istedim ama nafile,
muhakkak bize de söylenmiştir bu sözler ama unutuluyor işte,
yıllar sonra ahlarla,vahlarla hatırlanır nede olsa, gerçeği söylemek
gerekirse çok özendim bugün mavi önlüklü, güzel formalı bücürüklere
enazından siyahla daha ilkokul yıllarında tanışmak zorunda kalmayacaklar
bizim gibi........

18 Eylül 2009

BAYRAMINIZ ŞEKER OLSUN

Şimdiden kutlamak istedim bayramınızı,bu bayram herşey gönlünüzce,herkes samimi ve mutlu olsun...Tatillere çıkılmasın bu bayram,akrabalar,eş dost birarada olsun..Uzaktaki bir arkadaşınızı arayın,sesindeki sevinci dinleyin,hiç tanımadığınız bir çocuğun yanağını okşayın ve bir çikolata uzatın o'na, yüzündeki gülümsemeye eşlik edin,çoluk çoçuk,dayı,teyze, amca mümkünse fullakraba fotoğrafı çektirin.. Eski bayramları anın,eskimeyecek dostlarınıza sarılın,ailenizden bayram harçlığı isteyin en masum ifadenizle bana yok mu? diyerek, hep birlikte kahkahalara boğulun,hiçbirzaman gidemediğiniz sevdiklerinizin mezarlığına gidin,yanınıza sağlam bir arkadaşınızı alıp, orada yatan insanın sizi duyduğuna gördüğüne sevindiğini hissedin, belki ozaman acınız yüreğinizi yakmaktan vazgeçer,kimbilir... Hayatınız da belki de ilk defa,ya da son defa bayramı tüm çoşkusuyla yaşayın birdaha ki sefere demeden,sevginize karşılık beklemeden ,bir sabahta kalabalık oturun kahvaltıya, bir akşam yemeği sonrası kahve faslını uzatın daha da eksilmeden, bu bayram bizliğinizi kaybetmeden,şekerli ve tatlı,mutlu bayramlarınız olsun herzaman.....

11 Eylül 2009

SESSİZLİĞİN GÜNÜ

Bugün hastayım,yorgunum,bir garibim bugün... Dokunsalar ağlayacağım,sanırım benim bu halime bulutlar da eşlik edecek birazdan,oysa ki çok neşeliydim,keyifliydim birkaçgün öncesi haberleri izlemeseydim,kayıpları görmeseydim belki de öyle kalacaktım... Mutlu kalabilmek için dünyadan bihaber yaşamak mı gerekir,ya da bu da gelir geçer mi demeli,ben birşey izlerken kendimi oraya koyup izliyorum,bu benim başıma gelseydi diye buda çok yıpratıyor beni uyuyamıyorum yine...Dalıp gidersem kabus görürüm diye korkuyorum, belki de tek korkum sabah uyanamamak,bilmiyorum... Üşüyorum,içim de bir buz kalıbı var sanki,birileri ısıtsın içimi,elini kalbime koyup güvende olduğumu hissettirsin istiyorum bana ve hep yanımda,yakınımda kalabilsin,düşmesin bir adım dahi uzağıma... Sormasınlar bana bugün,neden bu sessizlik diye,üzülmesinler dönemem eski neşeme diye,gözyaşlarım yüreğimi yakarken de gülebilirim ben,neşe saçabilirim etrafa,alışkınım,öyle alıştırdım ne de olsa, ama sakın sarılmasınlar şefkatle,sakın !! bugün ağlarım,solarım bugün....

04 Eylül 2009

PAMUK HELVA

Birkaç gündür hava güzel,pırıltılı,deniz çok sakin,gel gir koynuma diyor,ağaçlar;buyur rahat rahat otur dalımda,bulutlar göz kırpıyor bana,içime çektiğim her nefeste
çiçek kokusu geliyor burnuma....
Uzun zamandır böyle hafif,bukadar huzurlu olmamıştım.Bu aralar pamuk helvası hiç bitmeyen çocuklar gibiyim,korkuyorum bazen bukadar mutlu olmaktan ama doyasıya yaşamak gerek bu duyguyu da.......
Sokaklarda hoplaya,zıplaya yürümek içinden geldiğinde,hiç tanımadığın insanlara gülümsemek,farkettim ki ben neşeliysem,herkes ,herşey tebessümle bakıyor bana,hep böyle kalabilmek umuduyla,sevgilerimi gönderiyorum en içten dualarımla size de,onlara da,sana da...........